Büyük Ova Koruma Alanlarında İmar ve Tarım Dışı Kullanım ve Toprak Koruma Projeleri
Tarım arazilerini korumanın en üst seviyesi, ilgili alanın “Büyük Ova Koruma Alanı” ilan edilmesidir. Yeni yayımlanan Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği ile büyük ovalardaki kısıtlamalar, istisnalar ve yapılacak altyapı çalışmalarında mecburi olan Toprak Koruma Projelerinin sınırları çizilmiştir.
Aşağıda, 15, 16 ve 17. maddelerde yer alan hukuki detayları ve maddelerin eksiksiz tam metinlerini bulabilirsiniz.
1. Büyük Ovalarda Amaç Dışı Kullanım Şartları (Madde 15)
Büyük Ova koruma alanlarında temel kural basittir: Araziler hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak devletin kritik yatırımları ve tarımın desteklenmesi için yönetmelikte bazı istisnai kapılar açık bırakılmıştır.
-
Hangi Durumlarda İzin Çıkabilir? Alanda bir alternatif yer bulunmaması ve Kurulun uygun görüş vermesi şartıyla; sadece “Tarımsal Amaçlı Yapılar” ile “Bakanlık ve ilgili bakanlığın ortaklaşa kamu yararı kararı aldığı faaliyetler” için amaç dışı izin verilebilir. (Madde 15/1)
-
Parselin Bir Kısmı Ovada İse Ne Olur? Talep edilen arazinin bir kısmı Büyük Ova içinde, bir kısmı dışında kalıyorsa; dışarıda kalan kısım öncelikle alternatif sayılır. O kısım yetmezse ova içinden “en az etkilenecek şekilde” işlem yapılır. (Madde 15/5)
MADDE 15- (1) Büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,
için kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
(2) 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatına uygun gerekli izinler alındıktan sonra imar planı yapılarak onaylanan ve halen yürürlükte bulunan planlı alanlar ile il idare kurulları tarafından onaylanan köy yerleşik alanı sınırları içinde kalan yerler ve büyük ova koruma alanlarının ilanından önce Kanun kapsamında izin alınmış, diğer kurumlar tarafından işlemleri devam eden talepler bu madde kapsamında değerlendirilmez.
(3) İlgili idaresince imar planı kapsamında talep edilmiş, tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmiş ancak plan onaylanmadan, büyük ova koruma alanları içinde kalan araziler ile ilgili yapılacak yeni talepler, birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.
(4) Büyük ova koruma alanlarının ilanından önce işlemleri başlamış, ancak izin işlemleri sonuçlanmamış tüm talepler birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.
(5) Amaç dışı kullanımı talep edilen arazinin, bir kısmının büyük ova koruma alanı içinde kalması halinde, her iki alan ayrı ayrı değerlendirilir ve ova dışında kalan alanın tüm arazi talebini karşılaması durumunda ova içinde kalan alanın alternatifi kabul edilir, arazi talebi ova dışında kalan kısımca karşılanamaması durumunda ova içinde kalan alanın en az etkileneceği şekilde işlem yapılır.
(6) Birden çok ilin idari sınırlarını kapsayan başvurularda, illerin kurulları tarafından talep ayrı ayrı değerlendirilerek Bakanlıkça sonuçlandırılır.
(7) Amaç dışı kullanım talebinin ilgili olduğu bakanlığın, yapılacak olan faaliyetle ilgili almış olduğu kamu yararı kararının Bakanlığa ulaşmasından sonra Bakanlığın aynı doğrultuda kamu yararı kararı vermesi halinde ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış sayılır.
(8) 3213 sayılı Kanun, 5686 sayılı Kanun ile 6491 sayılı Kanun kapsamındaki tabii kaynak arama faaliyetleri için; Kurulun uygun görmesi, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla Bakanlık tarafından izin verilebilir. Arama sonucu kaynak bulunamaması durumunda arazinin eski haline getirilmesi için geri dönüşüm projesi hazırlatılır ve arazinin eski haline getirileceğine ve çevresinde yapılan tarımsal üretime olabilecek zararların tazmin edileceğine dair noter onaylı taahhütname alınır. Arama sonucu bulunan kaynak için işletmeye geçilmesi halinde izinlendirme işlemleri bu madde kapsamında değerlendirilir.
2. Genel Hükümler ve İzin Süresi Sınırı (Madde 16)
Büyük Ova içi veya dışı fark etmeksizin, tarım dışı alınan izinler sonsuza dek geçerli değildir. Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; arazi kullanımına ilişkin verilen izinler iki yıl içerisinde ruhsata bağlanmazsa veya imar planları onaylanmazsa izniniz iptal (geçersiz) olur. Arazinin doğal yapısı bozulmuşsa (kazı, hafriyat) cezai işlemler başlatılır.
MADDE 16- (1) Büyük ova koruma alanı içinde veya dışındaki tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde;
a) Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst kullanımı ile ilgili; sabit tesisler hariç olmak üzere iletim hattı güzergâhında kalan araziler, tarım dışı amaçla izinlendirilmez.
b) 3213 sayılı Kanun, 5686 sayılı Kanun ile 6491 sayılı Kanun kapsamındaki tabii kaynakları arayanlar ve işletenler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde il müdürlüğü gözetiminde eski vasfına getirmeye yönelik Ek-8’de yer alan formata uygun taahhütname vermekle yükümlüdürler.
c) Çevre düzeni planlarına dayalı olarak, tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmez. Bu plan taleplerinde, planlamalara altlık oluşturmak üzere, veri tabanında yer alan onaylanmış arazi kullanım planlaması (AKUP) haritası sayısal olarak bildirilir.
ç) 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planlarının tarım dışı amaçlı kullanım izni bulunmadığından, bu planların nazım imar planı olarak onaylanması durumunda, bu plan içinde kalan alanlar için tarım dışı amaçlı kullanım izni alınması zorunludur.
(2) Arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, iznin ilgili kuruma/kişiye tebliğinden itibaren iki yıl içerisinde; sera, bağ evi, maden ocağı, enerji nakil hattı gibi plan ve ruhsat zorunluluğu olmayanların onay işlemlerinin tamamlanmaması, tarım dışı amaçlı kullanımlarda planların onaylanmaması, tarımsal amaçlı izinlerde ise ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edilir. Bu alanlar için yeniden izin talep edilmesi durumunda, talep içeriğinin değişmemesi şartıyla, kurul görüşü alınması gereken taleplerde işlemlere kurul aşamasından devam edilir, kamu yararı kararı alınmış ise geçerli kabul edilir. Ancak arazinin yerinde kontrolü yapılarak yapılaşma, kazı veya dolgu ile doğal durumunun bozulduğunun tespiti halinde Kanunun 21 inci maddesindeki işlemler yürütülür.
(3) Yapılan başvurular ile ilgili eksik bilgi ve belgelerden; kamu kurumlarından alınacak belgeler altı ay içinde, diğer belgeler üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanmayan başvurular değerlendirmeye alınmaz ve ilgilisine iade edilir. Eksik belge tamamlandıktan sonra, mevzuatta meydana gelen değişiklikler de dikkate alınarak işlemlere kaldığı yerden devam edilir.
3. Toprak Koruma Projelerinin Zorunluluğu (Madde 17)
İmar izni alsanız dahi; eğer arazinizde yapacağınız kazı, dolgu veya inşaat işlemi çevredeki tarım arazilerinin yapısını bozacak (erozyon, heyelan, drenaj engeli) bir durum yaratıyorsa Toprak Koruma Projesi hazırlatmanız kanuni bir zorunluluktur.
Bu projeler, sekileme, koruma duvarı, drenaj gibi teknik önlemleri barındırır. Yetki belgeli bir ziraat mühendisi tarafından hazırlanmak ve Valilik tarafından onaylanmak zorundadır. Projenin yapılmaması veya hatalı yapılması nedeniyle toprak kayıpları yaşanırsa, projeyi hazırlayan mühendisler veya onaylayanlar bizzat sorumlu tutulur. (Madde 17/6)
MADDE 17- (1) Toprak koruma projeleri; toprağın, bulunduğu yerde doğal fonksiyonlarını sürdürebilmesinin sağlanması amacıyla korunması esası ile hazırlanır.
(2) Zorunlu olarak kazı veya dolgu gerektiren herhangi bir arazi kullanım faaliyeti sonucu veya yapılan faaliyete bağlı olarak çevresinde bulunan tarım arazilerinin toprak yapısının bozulması, drenajın engellenmesi ve buna bağlı olarak tuzlanma, alkalileşme, erozyon, heyelan ve benzeri nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulması halinde; araziyi kullananlar tarafından, Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği veya toprak koruma projesi hazırlama konusunda sertifika almış en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda ilgili mühendislerce Ek-9’daki dispozisyona uygun olarak toprak koruma projesi hazırlanır, valilikçe uygun görülmesi halinde onaylanır ve uygulattırılır.
(3) Arazi etüdü sonucu hazırlanacak raporlarda; toprak koruma projesine ihtiyaç olup olmadığına karar verilir ve ihtiyaç olması halinde, projenin uygulanacağı alanın yeri, yapılacak tarım dışı faaliyetin niteliği, bu faaliyetten dolayı çevre arazilerde meydana gelecek muhtemel toprak kayıpları ve arazi bozulmaları ile bu olumsuzlukları giderecek tedbirlere yer verilir, projeler bu tedbirleri içerecek şekilde hazırlattırılır.
(4) Toprak koruma projeleri valilik veya Bakanlıkça, talebin uygun görülmesinden sonra talep sahibi tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır.
(5) Sürdürülebilir toprak yönetimi kapsamında hazırlanacak olan projeler sekileme, çevirme, koruma duvarı veya bandı, bitkilendirme, arıtma, drenaj gibi imalat, inşaat ve diğer arazi bozulması ve toprak kayıplarını engelleyen fiziksel ve/veya kültürel tedbirleri içerir.
(6) Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.
(7) Heyelan, sel ve rüzgâr gibi doğal olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarını önlemek için valilikler toprak koruma projelerini hazırlatır, uygulamasını yapar veya yaptırır. Birden fazla ili ilgilendiren havza düzeyinde yapılacak toprak koruma projelerinin hazırlanması Bakanlık koordinasyonunda ilgili valilikler tarafından yapılır ve yürütülür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Prensip olarak Madde 15/1 uyarınca hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, Kurulun uygun görüşü ve Bakanlık ile ilgili bakanlığın ortaklaşa kamu yararı kararı alması şartıyla (veya tarımsal yapı amacıyla) istisnai olarak izin verilebilir.
Evet. Madde 16/2 uyarınca arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, tebliğinden itibaren 2 yıl içerisinde ruhsata, onaya veya plana bağlanmazsa geçersiz (iptal) kabul edilir.
Yapılacak bir kazı, dolgu veya inşaat faaliyeti sonucu çevredeki tarım arazilerinin (erozyon, heyelan gibi) bozulma riski varsa zorunludur. Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği veya toprak koruma projesi sertifikası almış ziraat mühendislerince hazırlanır.





